batmak

-ar nsz
1. 沉没: Adamcağızın biri denizde fırtınaya tutulmuş, kayığı batmış. 有一个人在海上遭遇风暴, 船沉了。Gemi az kalmış batacakmış. 船几乎就要沉没了。Sandal battı. 小船沉没了。
2. (日月星辰)落: Ay battı. 月亮落下去了。Güneş, tepenin ardında batıyor. 日落西山。
3. 陷入: Zavallı, içine battığı aşk deryasından kendini kurtaramadı. 这可怜的家伙, 陷入了情爱的泥潭, 不能自拔。
4. 变污, 变脏: Üstüm başım battı. 我的衣服脏了。
5. -e 刺, 扎, 戮, 刺伤: Elime diken battı. 我的手被刺扎了。Elime kıymık battı. 我手上扎了一个刺。
6. -e 伤害, 使感到不快: Davranışım ona battı. 我的行为伤害了她。Onun her sözü bana batar. 她的每句话都在伤害我。
7. -e (对不应该引起烦恼的事)使烦恼: Bazı kimselere para batar, sarf edecek yer ararlar. 有些人有钱就烧得慌, 总是踅摸着如何花掉它。Size rahat battı galiba? 难道安逸令你烦恼吗?
8. 破产, 倒闭: Böyle hesapsız kitapsız hareket edersen çok çabuk batarsın. 你这么大手大脚, 很快会破产的。Şirket battı. 公司倒闭了。
9. 消失, 失踪: Dünya batar mı dersiniz? 您说地球会毁灭吗?Parası battı. 他的钱丢了。
◇ bata çıka 很费力地, 极其困难地 batar söz 重话, 伤人的话 batıp bulanmak 陷入灭顶之灾 batıp çıkmak 急急忙忙出没于
◆ Battı balık yan gider. 随它去吧!任其发展吧!

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • batmak — batmak, gözden kaybolmak, I, 528; II, 128, 293, 294 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • batmak — nsz, ar 1) Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek Sonra hani bir gemimiz batmıştı. S. F. Abasıyanık 2) Dünyanın dönüşü dolayısıyla güneş, ay ve yıldız ufkun altına inmek Güneş renksiz bulutlar altında batıyordu. Ö. Seyfettin 3) İflas etmek 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gün batmak — güneş batmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ocağı batmak — yuvası yıkılmak veya soyu tükenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rahat batmak — tkz. iyi bir durumdayken bu durumu olmayacak sebepler yüzünden bırakanlar için sitem yollu söylenen bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çamura bulaşmak (veya batmak) — kirli ve uygunsuz bir işe karışmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • güneş batmak — gün sonunda, güneş ufukta kaybolmak Akşam iyice yaklaşmış, güneş batmaya yüz tutmuştu. O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rahat kıçına batmak — tkz. bulunduğu rahat durumun değerini bilmemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • adı batmak — sevilmeyen bir şey veya kimse unutulmak, adı anılmaz olmak, artık sözü edilmemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • borca batmak — çok borçlu olmak Şevket ölesiye çalışmak pahasına acaba bu korkunç masrafı karşılayacak kadar para kazanıyor mu idi yoksa çocukcağız borca mı batıyordu? R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yere batmak — 1) yok olmak 2) çok utanmak, mahcup olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.